Berk Karahan MedyaBJK'de!

 Bu sene çifte kupayı kazanan Beşiktaş Hentbol Takımımız, bu başarıları kazanırken, takımın bu duruma gelmesinde emeği bulunan isimler arasında biri eksikti. O isim Berk Karahan'dı. Askerlik görevi nedeniyle kulüpten uzak kalan Genel Menajer Yardımcısı Berk Karahan şimdi döndü ve döner dönmez kendisine ilettiğimiz teklifi kabul etti. MedyaBJK olarak kendisini aramızda görecek olmanın mutluluğunu yaşıyoruz . Birkaç gün sonra yazılarını MedyaBJK için yazacak olan Berk Karahan Hentbol ve Beşiktaş hakkında sizlerle bildiklerini paylaşacak. Bazen Hentbol takımımız hakkında yapacağı özel haberler ile de bizimle birlikte olacak Berk Karahan'a tekrar teşekkür ediyoruz. Editörlerimizden Emre Yüksel'in geçen sene Halkın Takımı Dergisi için Berk Karahan ile yaptığı röportajın bir kısmını sizlere sunuyoruz:




Berk Karahan nasıl bir Beşiktaşlı'dır ve nasıl Beşiktaşlı oldunuz ?

Bana bu onuru verdiğiniz için asıl ben sizlere teşekkürü borç bilirim. Klasik olacak ama herkesin Beşiktaşlılığı kendinedir ve herkes kendine göre en iyi Beşiktaşlıdır. Yani en iyi Beşiktaşlı benim.
Beşiktaşlı olmam ise gerçekten çok ilginç, çünkü ailemde hiç kimse Beşiktaşlı değil. Babam küçükken Fenerbahçe, dedem ise Galatasaray maçlarına götürürmüş ama ben siyah beyaza gönül vermişim. Kaldı ki evde annem ve ablam da Galatasaray’ı desteklemekte, zaman zaman bana da baskı kurmaktadırlar. Anne ve baba tarafına baktığımızda daha da ilginç bir rakam var. “0…” Evet bizde hiç Beşiktaşlı yok benden başka. Sanki mucize çocuk gibiyim ki hayat hikayemde Beşiktaşlı olmam kadar enteresan.


İyi ki Beşiktaşlı olmuşsunuz ve bize bu kadar iyi bir Beşiktaşlı ile tanışma fırsatını vermişsiniz; ne mutlu size, ne mutlu bize… Spora ilginiz nasıl başladı; hobileriniz ve ilgi alanlarınız neler ?

Öncelikle spora başlangıçta ailenin rolünü belirtmek istiyorum. Bu anlamda kendi ailemde a-z’ye herkesin sporcu olması çok önemliydi. Annem ve babamdan tutun da teyzemlere, kuzenlerime kadar herkes milli sporculuktan milli antrenörlüğe kadar çeşitli branşlarda Türk sporuna hizmet etmişler ve sporun güzelliklerini öğrenmem için 5 yaşındayken beni jimnastiğe başlatmışlar. Bunu takip eden yıllarda yüzme, hentbol ve basketbol sporlarına eğitim amaçlı katıldıktan sonra STFA kulübünde ilk basketbol deneyimlerimi yaşadım. Kendimi bildim bileli sporun içerisindeydim anlayacağınız. Baksanıza işim, aşkım, yaşantım ve eğitimim hatta okuduğum üniversite bile sporla bağlantılı.

Hobilerim ise takdir edersiniz ki genellikle spor ile alakalı. Özellikle yazın üst seviyeye çıkan yüzme ve sörf aşkı geçtiğimiz yaz dalış tutkumu öğrenmemle beraber denizin altını keşfetmek için inanılmaz bir istek uyandırdı bende. Bunların dışında seyahat etmek ve herkeste olduğu gibi uçsuz bucaksız internet gezintileri vazgeçilmezlerim arasında


Beşiktaş'taki Hentbol maceranız nasıl başladı ?

Bundan tam 7 sene, önce 2001 ekiminde kulübün kapısından ilk içeri girdiğimde 17 yaşında bir çocuktum. Ne iş hayatını biliyor ne de insanlarla konuşmayı. Düşünsenize.. Liseden mezun olmuş ve üniversite sınavında aradığını bulamamış bir çocuk. Tabii ki o yıllarda kulübe ofis boy olarak girmiştim. Hentbol şubesinde getir götür işleri yapıyor, bir yandan basketbol hayatımı sürdürmeye bir yandan, üniversite sınavına tekrar hazırlanmaya ve öte yandan da ailemin geçimini yapmaya çalışıyordum. Ardından her geçen yıl bir önceki yılın tecrübesini yutarak basamakları tırmanmaya başladım. Önce Marmara Üniversitesi Spor Akademisi Antrenörlük Bölümünü kazandım, ardından 8.ayımda terfi ederek şu anki görevime getirildim. Bu yaşıma rağmen ardımda bıraktığım her bir gün ile Beşiktaş Kulübüne yaptığım hizmetlerden dolayı gurur duyduğumu belirtmek isterim. Bu 7 seneye öyle anılar sığdırdım ki anlatmakla tükenmez.

Okurlarımıza iletmek istediğiniz son bir mesaj var mı ?

Hentbol takımımızı yalnız bırakmayın. Onlar sizlerin desteğini fazlasıyla hak ediyorlar.

MedyaBJK
  • Yorumlar
  • Yorum Yaz
Bu habere henüz yorum yazan olmamış. İlk sen yorum yazmak ister misin?


Twitter @MedyaBJK