Uğur Meleke
18.04.2010
Mustafa Denizli ilk maçta Alex’i kitleyip, topu rakibe bırakmış, ikinci yarıda Fenerbahçe’nin sağdan verdiği açıkları değerlendirerek üç puanı almıştı. Yine aynı senaryoyu sahneleyecektir. Daum ise Beşiktaş’ı yenmek için mutlaka ilk golü atmanın hesaplarını yapacaktır
Denizli’nin bu sezon planlarını en iyi uyguladığı gün, İnönü’deki F.Bahçe maçıydı. Alex’i kilitlediler, topu rakibe bıraktılar, 45 dakikayı rölantide götürdüler. İkinci yarıda F.Bahçe’nin sağdan verdiği açıkları değerlendirip sonuca gittiler. İlk filmi 3 ödül puan getiren Denizli’nin niyeti, Kadıköy’de bir devam filmi sahnelemek...
Süper Lig’in “sahaya formasını koysa şampiyonluğa oynar” esprisinin 3 kahramanından biri Beşiktaş için tarihi bir sezon yaşanıyor. Ününü hücum futbolu felsefesiyle yapmış Teknik Direktör Mustafa Denizli için de öyle... Beşiktaş bu yıl alışılagelmiş büyük takımların yaptığı gibi topa sahip olma, oyunu yönlendirme, rakibi boğup sonuca gitme amacı gütmüyor. Aksine topu daha ziyade rakibine bırakıyor, savunmada kusursuz bir blok olarak savaşıyor ve sonucu tecrübeli oyuncularının bireysel yetenekleriyle, duran toplarda arıyor.
Bu yüzden de özellikle Beşiktaş maçlarının ilk yarıları çok kısır geçiriyor, siyah-beyazlıların sahaya çıktığı 27 müsabakanın tam 14’ünde devreye 0-0 girildi... Denizli’nin takımı çok az gol atıyor, 27 müsabakada kaydedilen gol sayısı sadece 33; yani Kasımpaşa’dan 9, hatta İstanbul Belediyespor’dan bile 3 eksik... Ama siyah-beyazlılar tecrübeli oyuncularının bireysel yetenekleri, soğukkanlılıkları ve ikinci yarılarda yükselttiği vitesle sonuca gidiyor: Beşiktaş bu yıl oynadığı 5 derbi maçından 8 puan çıkarırken kaydettiği 6 golün hepsini ikinci yarılarda atıyor, özellikle Fenerbahçe ve Trabzon’un ikinci devrelerdeki iyi oyunlarıyla mağlup ediyordu. Şimdi Kadıköy’deki amaç da aşağı yukarı bu: Trabzon’da ve İnönü’de yapılanı tekrarlamak...
* * *
Fenerbahçe’deyse durum Beşiktaş’tan biraz farklı, biraz da siyah-beyazlılarla aynı... Daum takımının topa sahip olmasını, oyunu yönlendirmesini hedefliyor. Zaten Fenerbahçe %75 pas isabeti ve %56 topla oynama oranıyla lig lideri... Ama Daum topa sahip olup oyuna hükmederken birinci hedef olarak çok sayıda gol atmayı değil kalesini kapatmayı düşünüyor. Fenerbahçe son 5 maçı gol yemeden kapatırken, rakip filelere de sadece 5 gol gönderebiliyor. Ligde alınan 6 tane 1-0’lık galibiyetle de bu alanda zirvede...
İki takım arasında İnönü’de oynanan ilk maçsa sanırım Daum için anahtar niteliğinde... Çünkü Beşiktaş’ı yenmek istiyorlarsa bu kez ilk golü atmak zorundalar, siyah-beyazlılar bu sezon ilk sayıyı buldukları 15 maçı da kaybetmediler, hatta 13’ünü kazandılar. Özellikle sağdan Gökhan Gönül’ün çok etkili bindirmeler yaptığı bir günde gollerin de onun kanadından gelmesi dikkat çekiciydi. Bu kez Gökhan’ın oynamama ihtimalinden söz ediliyor, o zaman Mehmet’le Bekir’in İbrahim-İsmail ikilisinin bindirmelerine karşı çok dikkatli olmaları gerekecek.
Daum’un çare bulması gereken bir diğer husus da Alex’in markajla karşılaştığında kaybolması... Alex aynen Denizlili Tomas, İstanbul Belediyesporlu Efe, Galatasaraylı Mehmet karşısında olduğu gibi Beşiktaşlı Fink önünde de İnönü’de çok etkisiz oynamıştı. Eğer Denizli yine aynı planı uygularsa Daum’un goller bulmak için Alex’ten başka alternatiflere ihtiyacı olacak.
Beşiktaş golde sıkıntılı
Beşiktaş’ın bu sezon ligde sahaya çıktığı 27 maçta attığı gol sayısı sadece 33... Bu sayıyla siyah-beyazlılar ligin en çok gol atan sekizinci takımı konumundalar. Siyah-beyazlılar bu sezon tam 8 maçı gol atamadan tamamladılar (F.Bahçe’yse 2)... Siyah-beyazlılarda 29 hafta sonunda ikiden fazla gol bulan oyuncu sayısı 3 (Bobo, Holosko, Tello). Bu sayı Sivasspor’da 7, Kasımpaşa’da 6, Antalyaspor’daysa 5...
Fener Alex’siz dertli
Alex, Denizlisporlu Tomas Abraham’ın Süper Lig’de oynadığı 4 sezon boyunca ona karşı uyguladığı gölge markaja karşı büyük sıkıntı çekmiş, yalnızca 1 maçta Denizlispor’a 1 gol atabilmişti. Bu markajın benzerlerini bu yıl İBB (2-1 galip), Beşiktaş (3-0 galip) ve Galatasaray (57 dakika 0-0) uyguladılar. Gerek Efe, gerek Fink, gerekse oyunda kaldığı sürece M.Topal, Alex’i etkisiz hale getirdiler. Eğer Denizli yine Fink’i tesadüfen(!) Alex’le adam adama oynatırsa (Tomas Abraham’ın doğum gününde) Fenerbahçe’nin sıkıntılı bir gün geçirmesi muhtemel...
F.Bahçe topu istiyor
Fenerbahçe, Süper Lig’de bu sezon ilk 29 hafta itibariyle en başarılı pas yüzdesine sahip takım... Daum yönetiminde %75 isabetli pas oranı yakalayan Fenerbahçe, aynı zamanda %56 topla oynama yüzdesiyle ligin bu alanda açık ara lideri. Beşiktaş’sa yalnızca %50 topla oynama ortalamasıyla ligin altıncısı konumunda...
Duran top arıyor
Topa sahip olma konusunda çok arzulu olmayan Beşiktaş’ın istekli olduğu konuysa duran toplar... Beşiktaş, Süper Lig’de bu sezon geride kalan 29 haftada en çok korner kullanan takım. Denizli yönetiminde 27 müsabakada 179 korner kullanan Beşiktaş bu atışlardan direkt olarak 2 de gol buldu (Tabata Gaziantepspor’a, Holosko Denizlispor’a). Daum’un Fenerbahçesi ise 137 kornerle bu alanda beşinci sırada...

(Yorum sırasında aldığımız bilgilere göre her yorum kullanıcının kendisini bağlar. Yorum yapanların avatarları yazdığınız emaile göre gravatar.com dan çekilmektedir. siz de avatarınızın çıkmasını istiyorsanız, gravatar'a kayıt olun)

Serdar Bilican
13.10.2010

Pascal Nouma
07.10.2010

75 milyon dolarla neler yapılacak ve de yapılmalı...
Atıf Keçeci
06.10.2010

Itır Esen
06.10.2010

Basri Baykoç
05.10.2010

Uğur Meleke
04.10.2010
© Tüm Hakları Saklıdır 2009-2010 MedyaBJK

![]()
