Güven Taner
01.09.2010
Avrupa Ligi L grubunda Porto, CSKA Sofya ve Rapid Wien ile kapışacak Beşiktaş’ın şansı üzerine yorumlar klasik biçimde yapılıverdi. Yaygın olanı, “Beşiktaş bu gruptan çıkar!” idi.
Nice “çıkar” kesin yargılarından sonra temsilcilerimizin “çıkamadığına” , “Lokum gibi kuraların” dişimizi kırdığına daha geçen hafta tanık olduk. Koca Fener, koca G.Saray adı sanı önemsenmeyen rakiplere pabuç bıraktılar!
En sağlıklısını Schuster söyledi: “Ben kendime bakarım, bizim ne yapacağımız önemli” dedi.
Olay budur.
Dilerim bu görüşü oyuncularınca da benimsenir. Çünkü:
Beşiktaş; Trabzon, Fener ve G.Saray’a göre ligin ilk yarısının sonuna dek 6 maç fazla yapacak! Bu demektir ki 12 haftanın altısında 3 maç oynayacak... Söz gelimi aralık başında G.Saray ve Bursa maçlarının arasında CSKA deplasmanı olacak!
Bursaspor da öyle... Şu sıralar ülkemizin bu en oturmuş verimli takımını haftada üç zorlu maç yıpratabilir.
Futbolcu düşünsel ve fiziksel olarak bu ek yükü iyi taşımayı bilmeli. Teknik adamlar yükü kaldırma ve paylaştırma planlamasını iyi yapmalı. Schuster geleceğe bakarak tüm kadroyu rotasyonla hazır tutuyor.
Takımlar arasındaki farkı yürünen hedefin büyüklüğü ve tüm yükü nasıl taşıdığı yaratıyor. Futbolcu fiyatlarını toplayarak tek maçlık karşılaştırma yapmak yerine, taşıdıkları genel yüke bakmak gerek.
Harcanan para ile ve anlık görünüş güzellikleriyle ile puan cetveli yapılmıyor!
Boş güzelliğe ilişkin
Delikanlı ile nefis bir sarışın ilk buluşmalarındalar. Kızın telefonu çalıyor. Kocaman çantasının içinde epey arıyor ısrarla çalmakta olan telefonunu.
Bulamayınca, kızıp söyleniyor:
“Sanırım gene evde unuttum!”
Kaçan büyük fırsat!
2008 ocak ayında tek sütuna verilmiş bir haber kesiği (kupür) kaydetmişim: Kocaeli’nin Gebze ilçesinde okullar arası maçın 25.dakikasında sahaya giren köpeğe hakem (Erol Selamet) kırmızı kart göstermiş! Ve köpek hiç ses etmeden arkasını dönüp gitmiş!
Yaşam derslerle dolu...
Keşke toplumun büyük kısmının izlediği Trabzon-F.Bahçe maçında sahaya giren martıya hakem Bünyamin Gezer şakacı bir tutumla yaklaşıp kırmızı kart gösterseydi! Sahada kalmakta ısrarcı olmayıp uçup giden martı da tüm topluma bir ders vermiş olurdu.
Büyük fırsatı kaçırdık!
Aurelio’ya ne gerek vardı
Rüştü var iken Hakan’a, Hakan ile Rüştü var iken Cenk’e ne gerek varsa, Necip var iken Aurelio’ya o gerek var.
Ve nasıl üç kaleci birbirlerini yok etmiyorsa Necip ile Marko Mehmet de birbirlerini yok etmez, beslerler.
BIKTIK USANDIK
Futbolculuktan kalan kompleksiyle üç büyüklere karşı olan yorumcuların, ‘tarafsız’ olduklarını söylemelerine karşın, üç büyüklere karşı durup, ‘küçüklerden yana’ olarak taraflı olmalarından.

(Yorum sırasında aldığımız bilgilere göre her yorum kullanıcının kendisini bağlar. Yorum yapanların avatarları yazdığınız emaile göre gravatar.com dan çekilmektedir. siz de avatarınızın çıkmasını istiyorsanız, gravatar'a kayıt olun)

Serdar Bilican
13.10.2010

Pascal Nouma
07.10.2010

75 milyon dolarla neler yapılacak ve de yapılmalı...
Atıf Keçeci
06.10.2010

Itır Esen
06.10.2010

Basri Baykoç
05.10.2010

Uğur Meleke
04.10.2010
© Tüm Hakları Saklıdır 2009-2010 MedyaBJK

![]()
