Disiplin ve dayanışma

Çift ekranda maç izleyebilir, zaman zaman şaşkına dönebilir, ellerle ayakları birbirine karıştırabilirsiniz...

Şayet Türkiye’de yaşıyorsanız, dünkü gibi kaçınılmaz bir durum olur bu!

Bir yanda Beşiktaş - Ankaragücü, bir yanda Türkiye - Sırbistan... Yani hem futbolu, hem de basketbolu sevebilirsiniz... Beşiktaşlı... Ya da Ankaragücü taraftarı da olabilirsiniz... Elbette ulusal duygularınız da var...

Siz iç-içe çifte heyecana mahkumsunuz... Dayanabilirseniz, bravo!

Hesapta olmayan bu fikstür ve program çakışmasını TFF Başkanı Sayın Özgener’e sordum... Programı 15 gün önce yaptıklarını, Basketbol Milli Takımı’nın yarı finale yükselmek gibi hoş sürprizini hesaplayamadıklarını söyledi... Beşiktaş’ı Perşembe UEFA maçı nedeniyle Pazartesi günü oynatamayacaklarını, yayıncı kuruluşun haklarını da gözeterek Fenerbahçe ve Beşiktaş’ın müsabakalarını aynı saate alamadıklarını anlattı.

Her neyse... Bu kadar zengin bir sportif yaşam biçimine de hazır değiliz zaten... Bazı şeyler bize fazla geliyor ve galiba sıkıntı (!) yaratıyor.

Maça dönersek... 

Umduğundan daha kolay, daha rahat kazandı Beşiktaş...

Quaresma gibi bir fenomeninden yoksun olmasına rağmen!

Takım içi yardımlaşmayı, dayanışmayı ve oyun disiplinini de öne çıkararak... 

Üstelik Bobo ve Nobre’nin umulmayan, beklenmeyen bireysel katkıları, Tabata’nın kenardan gelerek (bu deyimi de basketten aparttık) verdiği enerjiyle...

Schuster’in Necip, Guti, Ernst’le orta alanı üçlemesi, ileri uçta Nihat, Nobre, Bobo’dan da hücum üçlüsü oluşturması, maç öncesinde yadırgadığımız bir durumdu... Bu üçlünün kaybedeceği toplar, Guti’nin de savunma zaafı dikkate alındığında Ankaragücü’nün (özellikle Meye’nin) kolladığı kontratak fırsatlarına dönüşebilirdi. 

Hayır, bu olasılıklar gerçekleşmedi. Ankaragücü Vittek’i de uzun süre kulübede bekleterek oynuyordu ve Beşiktaş o kadar uygun zamanlarda skor öncelikleri elde etti ki rakibinin cılız ataklarını da bastırarak hücumdaki zenginliğiyle açık farka ulaştı...

Sırası gelmişken... Üç farklı organizasyonda “başa” oynayan bir takımın rotasyonla oynaması çok da yanlış değil!

Bu yüzden Schuster’i eleştirmenin doğru olmadığını düşünüyorum... 

(Not: Rüya skor ve final oynama onuru bu ülkenin hasret kaldığı bir mutluluktu... Ne mutlu bize, ne mutlu basketbolcularımıza!)

Milliyet

  • Yorum Yaz
  • Yorumlar


Ben yorum yazdıktan sonra bu habere yorum geldiğinde beni haberdar et
(tüm alanların doldurulması zorunludur)

(Yorum sırasında aldığımız bilgilere göre her yorum kullanıcının kendisini bağlar. Yorum yapanların avatarları yazdığınız emaile göre gravatar.com dan çekilmektedir. siz de avatarınızın çıkmasını istiyorsanız, gravatar'a kayıt olun)

  • Beşiktaş Yazarları
  • 1
  • 2
  • 3