Okay Karacan
26.09.2010
Özdilek, Çalımbay, Sağlam ya da Doğan, Süper Lig'de takım çalıştıran herhangi bir teknik adamın Beşiktaş'ı anlayıp çözme, takımını Beşiktaş'a karşı motive etme konusundaki yetilerinden daha fazlasına sahipler.
Bunu salt "teknik adam teknik adamdır" cümlesiyle anlatmak bir parça kolaycılık olur.
Beşiktaş bünyesini bilen bir hocanın takımıyla oynuyorsanız normal mesainizin içine özel bir madde koyup "ek" çalışma yapmalısınız ve geçen hafta bu sütunda savunduğumuz "Beşiktaş'a yerli akıl lazım" konusuna geri dönelim. Schuster iyi bir hocadır ama Beşiktaş'ın daha iyi olması için yerli bir aklın kulağına fısıldayacağı şeylere ihtiyacı vardır. Dün akşam yine benzer bir durum vardı.
Özdilek ilk yarıda Beşiktaş'ı kendi alanında kabul ederken, bu sezon her teknik adamın yapacağı gibi Quaresma'yı yakın koruma çemberine almıştı. Guti olmadığı zaman Quaresma'nın oyun içi hareketliliğine katkı sağlayacak alternatif hamleden yoksun kaldı Beşiktaş.. Ernst geldiği günden bu yana sistemlerden, prensip ve oyun gidişatından bağımsız olarak standart (aşağı gitmeden kalitesini koruyan) bir oyunculuk örneği sergiliyor ve Antalya maçında da Guti'nin alıştırdığı pasları atma çabasında, oturtulmaya çalışılan sistem konusunda emirlere sadık kalmaya çalışan adam olma disiplininden ayrılmadı.
Antalyaspor galibiyetinin anahtarı da Ernst'in bireysel çabasıydı.
Maçın 55'inci dakikasında Beşiktaş Ernst merkezli Bobo golüyle öne geçtiğinde fiziksel üstünlükleriyle oyuna ağırlığını koymaya başladığı izlenimine kapılmıştık. Kağıt üzerinde farklı kazanmaya aday takımdı Beşiktaş.. Bitime yarım saat kala rakibin o saate kadar alan bırakmadan topun arkasına geçerek yaptığı savunmayı yıkacaktı. İlk yarıda kalesinde top görmeyen Hakan Arıkan ile haftanın sağbeki Hilbert'in amatör liglerde görmeye alıştığımız hatasını Tita cezalandırdığında bile oyunun üç puan hanesinde Beşiktaş adını görmek mümkün olabilirdi. Schuster'in iki kaleci arasında seçim yaparken hangi kritere yaslandığını kestirmek güç ama sadece kaleci şansı açısından Cenk'i ilk sıraya koyması akla ve kulağa mantıklı geliyor. Hakan'ı geçen haftada başına gelenler yüzünden kazanmak için bir hamle yapılmış olabilir. Ama Ernst, Bobo'ya ikinci golü attırdığında Hakan'ın vücut dili beraberlik halinde korkunç bir depresyona gideceğini anlatıyordu. Kazanmak güç oldu. Neden güç oldu? Çünkü Schuster'in rotasyon sistemi sadece dışarıdan bakan gözleri değil içerideki ayakları da şaşı hale getirebiliyor. Temel anlamda "onun yerine bu oynasa daha iyi olurdu" kıvamında yazıp çizmek saçmalamak olur ama bir tuhaf ters akımın takımı etkilediği gerçeğini değiştiremezsiniz.
Geçen haftaki maç sonrasında bu sütunda yazıldığı gibi her zaman Guti aklı, Ernst enerjisi yanınızda olmaz. Mesela dün Guti yoktu, Ernst kapattı açığı, yarın Ernst de olmasa ne olacak?
Bobo 2 gol atamayacak.

(Yorum sırasında aldığımız bilgilere göre her yorum kullanıcının kendisini bağlar. Yorum yapanların avatarları yazdığınız emaile göre gravatar.com dan çekilmektedir. siz de avatarınızın çıkmasını istiyorsanız, gravatar'a kayıt olun)

Serdar Bilican
13.10.2010

Pascal Nouma
07.10.2010

75 milyon dolarla neler yapılacak ve de yapılmalı...
Atıf Keçeci
06.10.2010

Itır Esen
06.10.2010

Basri Baykoç
05.10.2010

Uğur Meleke
04.10.2010
© Tüm Hakları Saklıdır 2009-2010 MedyaBJK

![]()
