Atıf Keçeci
06.08.2010
Avrupa arenasında mücadele eden takımlarımızın rakipleri, kendileriyle kıyaslama yapılamayacak kadar güçsüzdü.
Fenerbahçe'nin Young Boys karşısında yaşadığı hüsranın sonrasında Galatasaray, OFK Belgrad eşleşmesinde farklı bir skorla tur atladı. Akabinde gözler, İnönü Stadı'nda Plzen maçına çevrilmişti. Beşiktaş'ın taraftarı önünde erken bulacağı bir gol, skor zenginliğini beraberinde getirebilirdi.
Sivok'un sakatlığı sebebiyle Zapo, Nihat'ın yerine de Holosko sahadaydı. Çek Cumhuriyeti'nde sol kenara yakın oynayan Quaresma, karşısına geçen Rajtoral Frantisek'in yakın ve sert markajından rahatsızlığından olmalı ki bu defa çoklukla sağdaydı. Seyircinin gözdesi haline gelen Portekizli yıldız, hatalar yaptığında bile hoşgörüyle karşılandı, böylece oyundan kopmadı. 39'da attığı gol, vuruş tekniği olarak 10 numaranın üzerindeydi. Delgado'ya kestiği ve gol olan toptaki şık hareketleri sevginin karşılığı oldu. Plzen 10 kişi kaldığı 32. dakikaya kadar yüksek tempoda mücadele eden taraftı.
Siyah-Beyazlı temsilcimiz organize olmada geçmiş sezondan kalan sıkıntıları yaşamaya devam ediyor. Ernst'in defansa yakın oynaması, orta sahanın yükünü genç Necip'in sırtlamasına yol açıyor. Delgado'nun daha fazla oyuna katkı sağlaması, Arjantinli'nin forvetlere servis açısından artı bir güç kazandıracağı bilincinde olması gerekiyor. Kanaatim, takımımızın golü erken bulacağı ve farka gideceği şeklindeydi. Rakibin kaptan Horvath dışında genç bir takım oluşu, 39 sezon sonra Avrupa kupası maçı oynaması, motivasyon açısından itici bir güç olabilirdi. Bu riski ilk yarıda ortadan kaldırmak adına Beşiktaş skora oynayamadı.
İkinci devrede iyi futbol ve sayıca fazla goller seyretme herkesin umuduydu. Tur için galibiyet yeterliydi; ancak İnönü Stadı'nı dolduran taraftarları ayağa kaldırmak güzel olacaktı. Dün gecenin en büyük yıldızı ise bence Necip'ti. Defansa yardım etti, rakibe erken pres uyguladı, kazandığı topları arkadaşlarına hatasız servis yaptı. Çek temsilcisinin ikinci oyuncusu da kırmızı kart görünce Beşiktaş için mutlu son, 'malumun ilanı' gibiydi. Zaten bu bölümden sonra sahada sadece Kartal vardı. Beşiktaş Vikingur ve Plzen'e karşı oynadığı futbolla kesinlikle yetinmemeli. Zira play-off maçlarındaki rakiplerin bu ikiliden bir gömlek üstün olacağı akıllardan çıkarılmamalı. Dün gecenin dikkat çekici olayı ise ilk defa siyah tenli bir hakemin ülkemizde maç idare etmesiydi.
(Yorum sırasında aldığımız bilgilere göre her yorum kullanıcının kendisini bağlar. Yorum yapanların avatarları yazdığınız emaile göre gravatar.com dan çekilmektedir. siz de avatarınızın çıkmasını istiyorsanız, gravatar'a kayıt olun)

Serdar Bilican
13.10.2010

Pascal Nouma
07.10.2010

75 milyon dolarla neler yapılacak ve de yapılmalı...
Atıf Keçeci
06.10.2010

Itır Esen
06.10.2010

Basri Baykoç
05.10.2010

Uğur Meleke
04.10.2010
© Tüm Hakları Saklıdır 2009-2010 MedyaBJK

![]()
