İbrahim Altınsay
22.05.2010
Şampiyonlar Ligi’ni ve Mourinho’yu izlemeye devam edelim. Milano’daki 3-1’lik maçın sonunda kalmıştık... O maçta Inter, Barcelona’nın topla oynamasına izin vermiş, dakikalarca pas yapan rakibini saniyeler içinde attığı yıldırım gollerle yıkmıştı. Maç boyunca Barça’nın pasçıları ve golcüleri, ağa takılan balıklar gibi Inter kademelerinin arasından çıkamamıştı.
Nou Camp’taki maç da, Stamford Bridge’deki Chelsea sınavı gibi başladı aslında. Chivu, Cambiasso, Motto savaşkan orta alanının önünde, hareketli ve baskılı oynayan Sneijder-Milito-Eto’o üçlüsü vardı. Rakip forvetleri kollayan bu üçlü, top Inter’e geçince hızla arkaya sarkmaya çalışıyordu.
Futbol bu... 28. dakikada Motto’nun gördüğü kart oyunun seyrini değiştiriverdi. Benmerkezci Mourinho aradığı tarihi fırsatı bulmuştu. 10 kişiyle Barcelona’yı eleyebilirdi. Onun dışında hiçbir hocanın denemeyeceği bir şey yaptı; herkes Milito’yu ileride tek forvet bırakacak zannederken, o Sneijder’ı ileride tuttu, Milito’yo Chivu-Cambiasso orta ikilisinin sağına, Eto’o’yu da soluna çekerek 4-4-1’e döndü. Enerjik Sneijder, Barcelona’nın oyunu savunmadan kurmasını engelledi, kıvrak Milito ile Eto’o da karşılarında bekleri atağa çıkarmamaya çalıştı. Atağa çıkabildiklerinde yavaş kaldı Alves ve Maxwell. Oturmuş savunma karşısında açığa koşu yaparak savunma dengesini bozamadı.
Mourinho maç 11’er kişiyle ve 0-0 gitseydi belki son 20 dakikada yapacağını kırmızı karttan sonra yapmış , Barça’nın sayısal üstünlüğünü ortadan kaldırmış ve 10 kişilik futbolunu da rakibe dikte ettirmişti. Guardiola ise hareketli Bojan yerine daha sabit oynayan ve topu hep kendine isteyen İbrahimoviç’le başlayarak onun ekmeğine yağ sürmüştü. Real Madrid karşısında işleyen ‘kanat beke stoper koyma’ çözümünün de bu maçta bir yararı olmamıştı. Zaten ikinci yarıya bu çözümden vazgeçerek başladı Guardiola.
Bizde hocaların B planı olmadığından söz edilir ya, Mourinho’nun A’dan Z’ye planlar ve bunların duruma göre varyasyonları var. Her özgün duruma göre plan yaratmaktan zevk
alıyor... Guardiola 70. dakikadan sonra Pique’yi santrfora sürdüğünde Mourinho’nun telaşla kale arkasından Cordoba’yı çağırmasını unutmayacağım. Basket koçlarını hatırlattı o anda bana. Futbol öyle bir garip oyun ki golü de önlem aldığı yerden yiyecekti.
Bu akşam kafasında tilkiler dolaşan Mourinho’nun karşısında defterli hoca Louis Van Gaal var... Total futbol geleneğinden gelen Van Gaal “Duruma göre 4-3-3, 4-4-2, 3-2-3-2 oynatırım. Bu önemli değil, önemli olan takımın en etkili oynayacağı ve rakibi etkisiz kılacağı tarzı bulmak” diyor. İlk Man U maçında geriye düştüğünde orta alanda basıp Hamit gibi oyuncularıyla çok hızlı ve dikine çıktı takımı... Old Traffford’da 0-3’ten sonra oyunun temposunu ellerine geçirdiler. Hıza hızla, sertliğe sertlikle cevap verdiler... Van Gaal için önemli olan futbolcularının onun futbol anlayışına teslim olması... Bu da her zaman olmuyor. Şimdi Bayern’de olmuş gibi...
Van Gaal için ‘tek tek futbolcular hiçbir şey, takım her şey’ken, bir zamanlar Barcelona’daki yardımcısı Mourinho için ‘her şey Mourinho’... Kendisinden üçüncü şahıs kipinde söz ediyor: “Mourinho şanslı diyorlar. Bütün bu takımlarda şansını Mourinho yarattı hep.” Ve ekliyor: “10 kişi kalınca oynadığımız oyunu beğenmeyenler ilk Barça maçı ile Chelsea maçlarından hiç söz etmiyor...” Belli, benim Radikal’deki yazılarımı okumamış (!).
Bu akşam ne olur? Bence kestirmek çok zor. Çünkü iki hocanın maçı olacak bu her şeyden
önce. Bir yanda “Ben güzel futbol için, Mourinho kazanmak için oynuyor” diyen Van Gaal var. Öte yanda, biz futbol oynamayanlara da bu oyun hakkında konuşma cesareti veren ve
‘güzel futbol’ kavramı içine, mücadeleyi, taktik kıvraklığı sokan Mourinho... Biri sessiz, öteki gürültücü ama ikisi de kendisine hayran... Umarım iş penaltılara kalmaz.

(Yorum sırasında aldığımız bilgilere göre her yorum kullanıcının kendisini bağlar. Yorum yapanların avatarları yazdığınız emaile göre gravatar.com dan çekilmektedir. siz de avatarınızın çıkmasını istiyorsanız, gravatar'a kayıt olun)

Serdar Bilican
13.10.2010

Pascal Nouma
07.10.2010

75 milyon dolarla neler yapılacak ve de yapılmalı...
Atıf Keçeci
06.10.2010

Itır Esen
06.10.2010

Basri Baykoç
05.10.2010

Uğur Meleke
04.10.2010
© Tüm Hakları Saklıdır 2009-2010 MedyaBJK

![]()
