Nimet, külfet, Schuster...

Beşiktaş teknik direktörü Bernhard Schuster; ‘Her nimetin külfeti, her külfetin de bir nimeti vardır’ özdeyişi ile örtüşmekte… Bernhard Schuster, teknik adam olarak Mustafa Denizli’den üstün yeteneklere mi sahiptir? Sanmıyorum! Üstüne üstlük, Türk futbolunu ve de futbolcusunu, rakipleri, Denizli’den fazla tanıma olasılığı da yoktur. Ne var ki Schuster, Beşiktaş’ın teklifine olumlu yanıt vermeyip de İstanbul’a gelmese, ardına ne Ricardo Quaresma ne de Jose Maria Gutierrez Hernandez takılırdı... 

Beşiktaş da ‘Yıldızları kadroya katacağız’ ütopyasıyla rakipleri gibi boş kürek çeker dururdu! Quaresma ile Guti’nin Beşiktaş’ta forma giymesini sağlayan, tartışmasız önce Schuster, sonrasında ‘sağlam sözleşmeler’ ile verilen bol sıfırlı rakamlardır!.. Şayet, ‘şöhreti’ ülke sınırlarını aşamayan Mustafa Denizli, Siyah-Beyazlı ekibin başında kalmış olsaydı, iki isim de İstanbul’a gelmeyi düşünmezdi gibi gözükmekte! Söz konusu Mustafa Denizli değil elbette. Aykut Kocaman ve nice yerli çalıştırıcı için geçerli bu gerçek. Ancak yerli teknik adamlara gelmek istemeyenlerin sorumluluğunu yüklemek olmaz. Burası Beşiktaş için ‘nimet’ ihtiva etmekte ancak bir de ‘külfet’ kısmı var Bernhard Schuster’in!

Türkiye’de ‘ayak oyununun’ gerçeğini kavrayacak, takımdaki futbolcuların bireysel yetilerine kanaat notu verecek, ideal kadroyu deneme-yanılma yöntemi ile bulacak ki söz konusu süreçte de hesapta olmayan puan kayıpları yaşanacak! Yönetimlerin parasal konuda köşeye sıkıştığı anda ödemeleri aksatabileceğini öğrenecek, hakem hataları karşısında suskun kalmayı bilecek vs... Schuster’in elindeki kadroyla işi kolay gibi gözükse de zaman zaman zorlanması sürpriz sayılmayacak. Beşiktaş yakın gelecekte mücadelesini üç ayrı kulvarda birden sürdürecek. Bir yanda lig, bir yanda Avrupa Ligi, diğer yanda da Türkiye Kupası... Mehmet Aurelio’nun transferi bu bağlamda yerinde gözükmekte. Nedense fazlaca sevimsiz bulduğun Mehmet Aurelio’nun gelişi genç yetenek Necip Uysal’ın takımdaki geleceğini tehdit eden önemli unsur olup çıkıverdi. Beşiktaş yönetimi bu transferi teknik direktör Schuster’in istemi doğrultusunda gerçekleştirdi, öğrendiğim kadarıyla. Alman teknik adam hedefe ilerlerken; takımın yaş ortalamasını, gelecek vadeden genç yetenekleri ve tabii Beşiktaş’ın kasasından çıkacak milyon dolarları umursamıyor, kendince haklı olarak. 

Bu takıma ederi yüksek bir golcünün daha katılacağını varsayarsak Beşiktaş kadro zenginliği doyasıya yaşayacak. Bu arada da Schuster, Erhan Güven’in Ekrem Dağ’a alternatif olamayacağını, İsmail Köybaşı’nın deneyimden kaynaklanan yetersizliğini algılamış olacak!

Berndhard Schuster’in elinde Quaresma ve Guti gibi üstün yetilere sahip iki oyuncunun yanı sıra ‘orta dereceli’ diyebileceğimiz gereğinden fazla futbolcu bulunmakta. Özetle; Alman teknik adamın ardına sığınacak mazereti yok bundan böyle. Yönetim, Beşiktaş’ın bir başka ‘iş kazası’ daha geçirmemesi için gerekli tüm önlemleri aldı neredeyse. Bu nedenle Beşiktaş yandaşı, Schuster’de ‘ofansif’ ya da ‘defansif’ oyun anlayışı değil, sadece yengi bekliyor, üstelik bol gollü tarafından. Yandaş beklentisi; Ligde şampiyonluk, Avrupa’da en az yarı final ve Türkiye Kupası şeklinde sıralanıyor...

Radikal

  • Yorum Yaz
  • Yorumlar


Ben yorum yazdıktan sonra bu habere yorum geldiğinde beni haberdar et
(tüm alanların doldurulması zorunludur)

(Yorum sırasında aldığımız bilgilere göre her yorum kullanıcının kendisini bağlar. Yorum yapanların avatarları yazdığınız emaile göre gravatar.com dan çekilmektedir. siz de avatarınızın çıkmasını istiyorsanız, gravatar'a kayıt olun)

  • Beşiktaş Yazarları
  • 1
  • 2
  • 3