Meriç Müldür
28.08.2010
Schuster'in eminim ki en büyük derdi Spor Toto Süper Lig'deki yabancı kontenjanı. Mustafa Denizli'ye nasip olmamıştı ama Yıldırım Demirören, Schuster'e Beşiktaş tarihinin en iyi ve en heyecan verici kadrolarından birini sundu.
Beşiktaş, Helsinki ile oynadığı ilk maça 8 yabancı ile çıkmıştı, dün de 7 yabancı vardı ilk onbirde. İki Helsinki kadrosu arasındaki tek fark Tabata'nın yerine Necip kadrodaydı. İstanbul BŞB maçının kadrosunda da 6 değişiklik birden yapmıştı Alman hoca. Dünkü kadro şu andaki şartlarda en ideal onbiri Beşiktaş'ın. Ama 6+2 kontenjanı ligde Schuster'in elini kolunu bağlıyor, mecburi deşiğişikliklere yöneltiyor.
Yöneltiyor da o da işin tadını kaçırıyor. Yeri geliyor kontenjan uğruna, yeri geliyor futbolcuları dinlendirmek uğruna taşlarla çok fazla oynuyor. Beşiktaş takımı Barcelona değil Real Madrid değil. Tamam kadro rakiplerine oranla oldukça geniş de her mevkide aynı kalitede 2-3 alternatifin yok. Bu derece radikal değişiklikleri kaldırmaz. Takımla bu kadar oynanmaz.
Beşiktaş'ın en çok eleştiri alan yönü ofsayt taktiği uygulaması. İstanbul BŞB maçındaki kadar bariz olmasa da dün de bu taktiği kullandı. Schuster belli ki bu sevdadan vazgeçmeyecek. Kalecisi de libero gibi oynayacak. Beşiktaş'ın bu sezon her maçı zevkli geçecek. Kazansa da kaybetse de. Bu kesin. Ama taraftarı da hop oturup hop kalkacak, yüreği ağzında maç izleyecek. Bu da kesin.
Helsinki rövanşı formalite maçıydı. Rakip de çok zayıf. Alınan skor göz kamaştırıcı. Ama dünkü 90 dakikanın dikkat çeken yönlerinden biri de böylesine zayıf rakibin bile Beşiktaş kadar pozisyon bulması oldu. İki topları direkten döndü, bir penaltıları verilmedi. 50-55. dakikalar arası rakip neredeyse 3 gol birden buluyordu. Önce Cenk yüzde 100'lük pozisyonu çıkardı. 1 dakika sonra hakem penaltılarını görmedi. Hemen ardından da topları direkte patladı. Kartal 1-0'dan sonra ciddiyetten biraz uzaklaşmıştı ki Helsinki'yi canlandın verdi.
Takım 4-0 kazanmış, bu kadar eleştiri yeter. Beşiktaş'ın olumlu yönlerine gelirsek en baştaki ikili tabii ki Q7-Guti.
Quaresma çok etkili değildi ama yine ismine yakışan bir gole imza attı. Sakin, soğukkanlı hareketleriyle sahanın ağır abisi Guti, gezdi, dolaştı, yeri geldi saha içinde saklandı. Ama 2. golün planlayıcısı da oldu, hazırlayıcısı da, sahibi de. Topa bir dokunuşu yetti. Ki o Guti takıma daha alışma turlarında. Bu iki isim Beşiktaş'ın sihirli ayakları. Ama gün gelir bu ayaklara birileri kilidi vurursa Beşiktaş'ın da canını yakar.
Bir de genç kaleci Cenk. Yine 3-4 net pozisyonu kurtardı. Beşiktaş'ın kalesi de bu sezon en sağlam yeri.
Sonuçta Beşiktaş da Schuster de istediğini aldı, gruplara kaldı. Rakipler her ne kadar zayıf olsa da Kartal elemelerde 17 gol attı, sadece 1 gol yedi. Unutmayın ki bu takım geçen sezon gol atmak için kıvranıyordu.

(Yorum sırasında aldığımız bilgilere göre her yorum kullanıcının kendisini bağlar. Yorum yapanların avatarları yazdığınız emaile göre gravatar.com dan çekilmektedir. siz de avatarınızın çıkmasını istiyorsanız, gravatar'a kayıt olun)

Serdar Bilican
13.10.2010

Pascal Nouma
07.10.2010

75 milyon dolarla neler yapılacak ve de yapılmalı...
Atıf Keçeci
06.10.2010

Itır Esen
06.10.2010

Basri Baykoç
05.10.2010

Uğur Meleke
04.10.2010
© Tüm Hakları Saklıdır 2009-2010 MedyaBJK

![]()
