Atıf Keçeci
22.08.2010
Beşiktaş taraftarının tribünlerin neredeyse tamamını doldurması takımlarına olan güven ve inanmışlığın göstergesiydi.
Belediyespor'un geçen haftaki iç saha maçında uğradığı yenilgi sebebiyle kolay geçilecek bir takım olarak düşünmüş olacak ki Schuster, Helsinki maçı ilk 11'inde yer verdiği 6 oyuncusunu kulübeye ve tribünlere almıştı. Sıkıntı yaşanan defans blokuyla oynamanın getireceği fayda tartışmaya açık bir husustur. Santrfor özellikleri taşıyan Bobo dışarıda, Nobre ise kulübede. Bu işi yapmak üzere gidecek mi, kalacak mı tartışması yapılan Holosko görevlendirilmiş.
İlk on dakikada saha ve top hakimiyeti avantaj getiremezken sonrasında Belediye hızlı atağa çıkarak pozisyon oluşturma gayretine girdi. İbrahim Akın dikkatli davranıp Beşiktaş defansının ofsayt taktiğine takılmasa ilk yarı beklenmedik bir sonuç ile kapanırdı. Siyah-Beyazlı takımın taktik olarak defans blokunu ileriye çıkarması Ernst ve Delgado'nun kendilerine yakın oynaması ile santra çizgisi civarı oldukça kalabalık bir hal alıyordu. Bu anlayış gol yollarında verimsizliğe yol açtı. Defansın göbeğindeki Ferrari son maçlarda yanında hep değişik arkadaş olunca uyum sorunu kaçınılmaz oldu. Misafir ekip ortadan geldiğinde rahatça top yapma şansı buldu. Alman teknik adam her hafta değişik bir 11 sahaya sürerek hâlâ arayış içerisinde ise söylenecek bir söz olamaz. İşler iyi gittiğinde tamam da aksi olursa herkesi sıkıntı basar.
İlk yarının en önemli anı 44. dakikada yaşandı. Hava topuna çıkan Mehmet Yılmaz'ın meşin yuvarlağı eliyle kepçelemesi 18 dışında olmasından ötürü penaltıyla cezalandırılması ne kadar doğru ise Fırat Aydınus'un hareketi son adam değerlendirmesi yapmayarak sarı kartla geçiştirmesi o derece hatalıydı. İkinci yarıda her iki takım adına daha mücadeleci bir futbol vardı. Beşiktaş defansta adam ve alan paylaşımında fazlaca hata yapınca rakibe gol yollarında şans tanımış oldu. Misafir takım ofsayt tuzağına düşmediği bir pozisyonda Ferrari'nin bir türlü müdahale edemediği İskender kazandığı topu Cenk'in uzanamayacağı köşeye bırakarak takımını öne geçiren golü kaydetti.
Sonrasında bir türlü toparlanamayan Beşiktaş rakibinkinden çok kendi kalesinde tehlikeler yaşadı. 63'te İbrahim Akın, 74'te İskender uzaktan boş kaleye vuruşlarında isabet kaydetseler farka giderlerdi. Çağ dışı kalmış ofsayt taktiği 90'da rakibe bir gol şansı daha verdi. Santra çizgisinden atılan topa sahip olan İbrahim Akın bu defa boş geçmedi ve skoru 0-2'ye taşıdı. Bu sonuç Beşiktaş cephesinde iyi analiz edilmeli. Tribünler sahada sadece Quaresma'nın değil, on futbolcunun daha varlığını unutmamalıdırlar. Hakem Fırat Aydınus artık klasikleşen büyük takım koruma anlayışını terk etmelidir.
(Yorum sırasında aldığımız bilgilere göre her yorum kullanıcının kendisini bağlar. Yorum yapanların avatarları yazdığınız emaile göre gravatar.com dan çekilmektedir. siz de avatarınızın çıkmasını istiyorsanız, gravatar'a kayıt olun)

Serdar Bilican
13.10.2010

Pascal Nouma
07.10.2010

75 milyon dolarla neler yapılacak ve de yapılmalı...
Atıf Keçeci
06.10.2010

Itır Esen
06.10.2010

Basri Baykoç
05.10.2010

Uğur Meleke
04.10.2010
© Tüm Hakları Saklıdır 2009-2010 MedyaBJK

![]()
